GÜL (ROZA) HASTALIĞI

SAĞLIK 03-03-2018

Gül hastalığı neden olur,nasıl geçer ?


GÜL (ROZA) HASTALIĞI

Kadınlarda daha sık görülen ve özellikle bahar aylarında daha çok karşılaşılan gül hastalığı yüzde ya da vücudun diğer kısımlarında kızarıklık olarak ortaya çıkan bir cilt rahatsızlığıdır.


Bulaşıcı olmayan gül hastalığı halk dilinde gülleme veya roza hastalığı olarak adlandırılan bir hastalıktır. Bulaşıcı yanı bulunmayan bu hastalığın başlıca sebepleri arasında psikolojik etkenler yer almaktadır.

Genetik etkenlerin de rol oynadığı gül hastalığı için kesin ve net bir tedavi şeklinin varlığından söz etmek oldukça zordur. Her yaş grubu gül hastalığı için risk gurubu olarak tanımlansa da özellikle 30 ve 40 yaşlarındaki kadınlarda daha sık rastlanmakta ve bu nedenle yetişkin aknesi olarak da tanımlanmaktadır.

İlk önce yüzde başlayan kızarıklıklar kulak ve boyun bölgesini de etkisi altına alabilir. Kızarıklıkların artması ile birlikte yüzdeki kılcal damarların belirginleşmesi durumu da artmaktadır. Kendi kendine iyileşme özelliği bulunan gül hastalığının en kötü yanı ise tekrarlayabilme ihtimalinin olmasıdır.

Gül hastalığı nedir ?

Rosacea veya Roza hastalığı olarak da bilinen gül hastalığı ciltte küçük iltihaplı kızarıklık olarak tanımlanan bir deri hastalığıdır. Yüz bölgesinde çok sayıda kılcal damarın bulunması gül hastalığı geçse bile kızarıklığın az da olsa kalmasına neden olur. Göz sağlığını da yakından ilgilendiren bu hastalık tedavi edilmediğinde gözde yanma ve batma gibi belirtilerle birçok göz hastalığını da beraberinde getirmektedir.

Esmer tenli insanlara göre açık tenlilerin gül hastalığına yakalanma ihtimalleri daha fazla bulunmaktadır. Daha çok bahar aylarında, üzüntülü ve yoğun stres zamanlarında görülür.

Gül hastalığının sebepleri nelerdir ?

Sebebi tıpta kesin olarak belirlenememiş hastalıklardan biri olan gül hastalığının başlıca nedeni olarak genetik yatkınlık faktörü ele alınmaktadır. Alerjik ya da enfeksiyon kaynaklı olmayan bu hastalıkta kişilerin aşırı sıcağa maruz kalmaları da ciltte gelip geçen kızarıklıklara neden olmaktadır. Gül hastalığı risk grubu içinde yer alan kişilerin güneş ışığından korunmaları ve içecekleri aşırı sıcak tüketmekten kaçınmaları gerekmektedir.

Gül hastalığının belirtileri:

Gül hastalığı belirti olarak yüzde kızarıklık olarak başlayan ve ileri evrelerinde vücudun birçok noktasında görülen kızarıklıklar şeklinde kendini belli etmektedir. Kızarıklıkların artması gözleri de etkileyebilmekte, gözlerde kaşıntı ve kızarıklık gibi belirtilere de yol açmaktadır.

Kişiden kişiye göre değişen belirtilere göre kimilerinde kızarıklıklar yoğun ve kalıcı olurken, kimilerinde de az miktarda ve geçici olabilmektedir. İlerlemiş durumda olan gül hastalığında ise ciltte çeşitli döküntü ve lezyonların görülmesi de olasıdır.

Zaman zaman yüzde ve burunda şişlik gibi belirtiler de gül hastalığına işaret eden durumlardır.

Nasıl korunuruz ?

Gül hastalığını tek başına tetikleyen unsurlar olmasa da bu hastalığa sahip kişilerin güneş ve aşırı sıcaktan korunmaları gerekir.

Banyo suyunun çok fazla sıcak olması da gül hastalığına neden olabilecek hatalı alışkanlıklardan biridir.

Ayrıca çok sık hamama ve saunaya gidenlerin gül hastalığı belirtileri yaşamaları durumunda bu alışkanlıklarını azaltmaları önerilmektedir. Bunlardan başka beslenme düzeni de gül hastalığını önlemede büyük etken, örneğin çok fazla baharatlı gıda tüketmek bu hastalığa yol açabilir.

En önemli korunma yöntemi ise stresten kaçınmak olacaktır. Gül hastalığının alevlenme dönemi adı verilen dönemin oldukça rahatsız edici boyutta geçmesine neden olabilecek stres ve üzüntüden mutlaka uzak durmaya çalışılmalıdır.

Gül hastalığının tedavisi:

Gül hastalığının tedavi içeriğinde ciltteki kızarıklık ve kaşıntının giderilmesine yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kaşıntının azalmasına yardımcı olan antibiyotikli krem ve losyonlar büyük ölçüde etkili olmaktadır.

Gül hastalığına yakalananlara tedavi sürecinde sık sık ılık duş yapmaları önerilir.

Toplumumuzda sık görülen ve ciddi bir hastalık olmayan gül hastalığı, kişilerin alacakları önlemler doğrultusunda etkisinin oldukça az hissedilebileceği bir sağlık sorunudur. Öyle ki birçok hasta için tedaviye bile gerek kalmadan kendiliğinden iyileştikleri gözlemlenmektedir.

Bazı hastalarda ise döküntü ve kızarıklıklar iki ay süresinde tekrarlayarak sürekliliğini korumaktadır. Bu noktada özellikle açık tenli kişilerin, güneş ışınlarından korunmak amacıyla güneş kremini ihmal etmemeleri gerekmektedir.

Roza (gül) hastalığına hangi bitki iyi gelir?

Bitkisel yöntemlerin etkili olduğu hastalıklardan biri de gül hastalığıdır. Tıpta gül hastalığı tedavi seçeneklerinin kısıtlı olması pek çok kişinin bitkisel yöntemlere yönelmelerine neden olmaktadır. Bu noktada süpürge otu gül hastalığını doğal yoldan tedavi etmek için kullanılması önerilen bir bitkidir. Süpürge tohumunu havanda ezerek ya da bitki çayı olarak demleyip tüketerek gül hastalığına çare bulmak mümkündür.